
Mısır’da yetişen velilerden Muhammed Şüveymi hazretlerinin yanına, bir gün “bir genç” gelerek “Efendim çok sıkıntıdayım. Bana yardım edin” diye yalvardı. Büyük zat sordu: “Derdin nedir?” “Bir kıza âşık oldum efendim. Onunla evlenmek istiyorum, ama kabul etmiyor” dedi. Büyük veli; “Şu odaya gir, o kızın ismini tekrar tekrar söyle” buyurdu. Genç sevinip; “Peki efendim” dedi. Sebebini sormadı. Gösterdiği odaya girip, devamlı o kızın ismini söyledi. Üçüncü gün odanın kapısı tıklandı. “Kim o?” dedi. O kız, cevaben; “Ben filân, teklifini kabul ediyorum” dedi. Genç adam düşündü… Kendi kendine “Birinin ismini çok söylemekle ona kavuşuluyorsa, Rabbimin ismini çok zikreder, Ona kavuşurum” dedi. Ve kapıyı açmayıp; “Ben vazgeçtim” dedi. Ve onu gönderdi… Rabbini zikre başladı. Kalp gözü açıldı. Ve “evliya” oldu. ● ● ● Bir gün bu zata “Efendim, ‘Ölümü düşünmek, ölüm getirmez’ deniyor. Bu söz doğru mu?” diye sordular. Cevabında; “Evet doğrudur, hatta ölümü düşünmek, ömrü uzatır ve çok da faydaları vardır. Mesela ölümü hatırlamak, insanı günah işlemekten korur” buyurdu.